Struma Gemisi

Struma Gemisi, 1942 yılında İstanbul Boğazı’nda meydana gelen dramatik bir olayın merkezinde yer alır. Yahudi göçmenlerin Türkiye’den Filistin’e ulaşmaya çalıştığı bu dönemde, Struma gemisi ile yaşananlar büyük yankı uyandırmıştır. Gemideki insanların tamamının ölümüne yol açan bu olay, tarihte Yahudi soykırımı ve göçü ile ilgili önemli bir dönüm noktasıdır. Struma gemisi, günümüzde hala tartışılan ve incelenen bir konudur ve olayın tarihi ve politik önemi hala devam etmektedir.

Struma Gemisi Nedir?

Struma gemisi, 1939 yılında Romanya’da inşa edilen bir yolcu gemisiydi. Türkiye’ye gitmek isteyen 769 Yahudi mülteciyi taşımak için kullanılmıştı. Gemi, Yahudi göçmenleri Filistin’e götürmek için kullanılan birçok gemiden biriydi. Ancak, İngiliz Mandası’nın Filistin’e giriş için belirli kısıtlamalar getirmesi nedeniyle, gemi ulaşmak istediği hedefe asla varamadı.

Struma gemisi, İstanbul Boğazı’nda bekletildi ve gemidekilerin durumları giderek kötüleşti. Gemi sonunda, Sovyetler Birliği’nin Karadeniz Filosu tarafından batırıldı ve sadece bir kişi hayatta kaldı.

Struma gemisinin inşa edilmesinin nedeni, Yahudi mültecilerin kaçışlarına yardımcı olmak için İngiliz yetkililerin gösterdiği ilgisizlikti. Bu durum, mültecilerin Avrupa’daki Nazi baskısından kurtulmaları için tek bir şansları olduğu için önemliydi.

  • Struma gemisi, Yahudi mültecilerin Filistin’e kaçmasına yardımcı olmak için yola çıktı.
  • Gemi, Romanya’da inşa edildi ve 1941 yılında İstanbul Boğazı’nda bekletildi.
  • 769 mülteciyi taşıyan gemi, İngiliz yetkililer tarafından reddedildi ve sonunda Sovyetler Birliği’nin Karadeniz Filosu tarafından batırıldı.

Struma gemisi, Yahudi tarihinde önemli bir olay olarak kalır. Bu, Yahudi mülteci sorunlarına dikkat çekmek için İngilizlerin yetersizliği ve Nazilerin baskısı altındaki Yahudilerin umutsuz durumu hakkında bir anıt niteliği taşır.

Struma Gemisi’nin Yolculuğu

Struma gemisi, 1941 yılındaki yapımından sonra Romanya’dan Türkiye’ye uzanan bir yolculuğa başladı. Geminin amacı, İngiltere’deki Filistin’e göç etmek isteyen 769 Yahudi sığınmacıyı taşımaktı. Ancak gemi, Türkiye’ye geldiğinde liman yetkilileri tarafından kabul edilmedi ve gemi limanda iki ay boyunca mahsur kaldı. Gemideki insanlar giderek zor koşullar altında yaşamaya başladılar. Yiyecek, su ve temel tıbbi yardım eksikliğiyle karşı karşıya kalan insanlar arasında hastalıklar hızla yayıldı ve yüzlerce kişi öldü.

Sonunda, Türk hükümeti gemiyi İstanbul Boğazı’nda sürükleyerek batırdı. Gemideki tüm sığınmacılar boğuldu ve olayın tek bir kurtulanı dahi olmadı. Bu olay tarihteki en büyük göç trajedilerinden biri olarak hatırlanmaktadır. Struma gemisi olayı, Yahudi göçü sırasında yaşanan kısıtlamaların ve göçmenlerin karşılaştığı zorlukların bir örneği olarak da ele alınıyor.

Struma gemisi faciası, sadece o dönemde yaşanan bir trajedi değil, günümüzde de anımsatılan bir olaydır. Soykırım ve anma günleri kapsamında düzenlenen etkinliklerde anılan Struma gemisi olayı, dünyada yaşanan göç sorununa dair de bir anıt niteliği taşımaktadır.

Gemiye Yüklenen İnsanlar

Struma gemisi, 1941 yılında İstanbul’da inşa edilmiş bir göçmen gemisidir. Gemi, II. Dünya Savaşı sırasında Romanya’dan göç etmek isteyen 790 Yahudi’yi taşımak üzere hareket ettirilmişti. Ancak ne yazık ki, gemiye yüklenen insanların durumu oldukça kötüydü.

Gemiye yüklenen kişilerin sayısı, gemideki koşullar ve nedenleri hakkında birçok farklı görüş bulunmaktadır. Bazı kaynaklar gemide en az 767 kişi olduğunu belirtirken, diğerleri gemideki kişi sayısının 768 ile 781 arasında değiştiğini söylüyor. Ancak ne kadar insanın gemiye yüklendiği konusu hala tam olarak bilinmiyor.

Struma gemisine yüklenenler arasında özellikle Romanya’da yaşayan Yahudi mülteciler bulunuyordu. Bu insanlar, antisemitizm ve II. Dünya Savaşı nedeniyle ülkelerinden kaçmaya çalışıyorlardı. Ancak gemiye yüklenmeleri nedeniyle hayatları tamamen değişti.

Yahudi Göçü ve Kısıtlamalar

20. yüzyılın başlarında, Yahudilere karşı artan ayrımcılık ve baskılar nedeniyle birçok kişi diğer ülkelerde yaşamak için göç etmek istedi. Ancak, Yahudilerin göç etmesine izin veren ülkeler oldukça sınırlıydı. Bu dönemde, Filistin bölgesi, Yahudilere umut veren bir yerdi.

Fakat, Filistin’deki İngiliz Mandası yönetimi, Araplar arasındaki artan gerginlikler nedeniyle Yahudi göçünü kısıtlamaya başladı ve 1939’da sadece 15 bin Yahudi’ye sınırlı sayıda göç izni verildi. Buna karşı çıkan birçok Yahudi, imkansızlıklar nedeniyle kaçak yollarla Filistin’e göç etmeye çalıştı.

  • 1939 yılında, Romanya’dan Filistin’e giden 769 Yahudi, İstanbul’da durduruldu.
  • Bu insanlar, Filistin’e gitmek isteyen Struma adlı gemide beklemeye başladılar.

Ne yazık ki, gemideki Yahudi göçmenlerin neredeyse tamamı, İngiliz yönetimi tarafından geri çevrildi ve gemi Karadeniz’de bekletildi. Çok sayıda insan, kötü koşullar nedeniyle hastalandı ve birkaç ay sonra, gemi patlayarak batışa uğradı. Struma gemisi faciası, Yahudilerin Filistin’e göç etmesindeki zorlukları ve uluslararası toplumun bu konudaki sessizliğini gözler önüne serdi.

Struma Gemisi’ne Yüklenenlerin Durumu

Struma Gemisi’ne yüklenen insanlar oldukça zorlu koşullar altında seyahat etmek zorunda kaldılar. Yaklaşık 768 kişinin yüklediği gemideki koşullar oldukça sıkıntılıydı. Gemide yeterli yiyecek, su ve tıbbi malzeme yoktu ve insanlar bu koşullar altında zor durumdaydı. Kabinlerde yeterli yatak ve uyku alanı da yoktu ve insanlar birbirlerine üst üste yığılmak zorunda kaldılar. Gemide bebekleri ve yaşlıları da vardı ve bu durum daha da acil durum yarattı. Coğrafi koşullar da gemideki insanlar için zordu. İnsanlar öncelikle Romanya sahilinde bekletilmiş ve sıcak ve pis koşullar altında beklemek zorunda kalmışlardı. Sonrasında ise denize açılmak zorunda kaldılar.

Yolculuk Esnasında Yaşanan Olaylar

Geminin yola çıktığı sırada yolcuların çoğu hasta ve açıkta kalacak yiyecekleri bile yoktu. İki haftalık bir yolculuktan sonra Türkiye’ye geldiklerinde, Yahudi göçmenler Türk gemileri tarafından geri çevrildi. Ancak, Türkiye’nin diğer ülkelerden baskı görmesiyle birlikte, gemi tekrar Karadeniz’e açıldı. Geminin limanda kalışı birkaç ay sürdü ve karamsarlık çoğu insanın kaderlerine boyun eğmelerine neden oldu. Sonunda, geminin havuzları patladı ve Struma battı. Olayda sadece bir kişi sağ kaldı. Geminin batması, yüzlerce kişinin ölmesine ve bu trajedinin tarihe kazınmasına neden oldu.

Struma Gemisi’nin Önemi

Struma gemisi olayı, İkinci Dünya Savaşı öncesi dönemde soykırımdan kaçmaya çalışan binlerce Yahudi’nin dramatik hikayelerinden sadece biridir. Gemi, Romanya’dan Türkiye’ye gideceği sırada İstanbul Boğazı’nda mahsur kalmıştır. Osmanlı hükümeti, gemiye yasal bir statü vermediğinden, yolcular gemide mahsur kaldılar ve sonunda gemi patladı, 768 kişi öldü. Struma olayı bugün Yahudi tarihinin en dramatik anılarından biridir ve Yahudi yıkımının kataloğundaki en önemli nedenlerden biridir. Bu olay, İsrail’in kuruluşundan önce Yahudi göç hareketini tetiklemiştir ve bugün İsrail’deki bazı anma günlerinde anılmaktadır.

Yahudi Göçü ve Siyonizm

Yahudi göçü, Yahudilerin farklı ülkelere göç etmesine ve orada yaşamaya başlamasına verilen genel bir isimdir. Siyonizm ise Yahudi halkının kendi öz topraklarına geri dönmesini ve bir devlet kurma hakkına sahip olmasını savunan fikirdir. Bu kapsamda, 19. yüzyılın sonlarından itibaren Yahudi göçleri artmış, özellikle Avrupa’da yaşayan Yahudilerin Filistin’e göç etmesi hedeflenmiştir. Siyonist hareket, Yahudi devletinin kurulması için mücadele etmiş ve sonunda İsrail devletinin kuruluşu gerçekleşmiştir.

  • 1881-1920 arasında, Rus İmparatorluğu’ndaki pogromlar ve zulümler nedeniyle yüz binlerce Yahudi, Amerika, Batı Avrupa ve Filistin’e göç etmiştir.
  • 1933’ten sonra, Nazi Almanyası’nda Yahudilerin maruz kaldığı zulüm artmış ve birçok Yahudi, Filistin’e göç etmek istemiştir.
  • 1948 yılında, İsrail devleti kurulmuş ve birçok Yahudi, bu devletin kurulması için çalışan Siyonist liderlere minnettar kalmıştır.

Bu nedenle, Yahudi göçü ve Siyonizm, Yahudi tarihi açısından büyük bir önem taşır. Günümüzde de, Yahudi devletinin varlığı ve güçlü olması, Siyonizm anlayışıyla bağlantılıdır.

Soykırım ve Anma Günleri

Holokost, tarihin tanık olduğu en büyük soykırımlardan biridir. Nazi rejimi döneminde Yahudiler, Romanlar, eşcinseller, engelliler ve diğer gruplar açıkça hedef alınmış, toplama kamplarına gönderilmiş ve milyonlarca insan katledilmiştir. Holokost’u anmak için uluslararası birçok gün ve etkinlik düzenlenmektedir. 27 Ocak, Uluslararası Holokost Anma Günü olarak kutlanmaktadır. Ayrıca Nisan ayında yapılan Yahudi Soykırımı Anma Günü de önemli bir anmadır. Bu günler, dünya çapında Holokost’u ve insanlık tarihindeki diğer soykırımları hatırlamak ve bu tür olayların bir daha yaşanmaması için bir farkındalık yaratmak amacıyla düzenlenir.

Sonuç

Struma gemisi olayı, tarihi ve politik açıdan ciddi sonuçlar doğurmuştur. Gemideki Yahudi mülteciler, Osmanlı Devleti ve İngiliz yetkililer tarafından kabul edilmemiş ve Türkiye’ye geri gönderilmiştir. Bu durum, mülteciler üzerinde ciddi bir insanlık dramı yaratmıştır.

Ayrıca, Struma gemisi olayı, o dönem zaten baskı altında olan Yahudi göçü ve siyonizm hareketi üzerinde de olumsuz bir etki yapmıştır. Holokost soykırımı ve Yahudi anma günleri, bu olayın bir parçası olarak hatırlanmaktadır.

Günümüzde, Struma gemisi olayı hala tarihi ve politik bir öneme sahiptir. İnsan hakları ve mülteci hakları konusunda bir hatırlatma olarak kabul edilmektedir. Özellikle, göçmen krizi gibi çağdaş sorunlarla karşı karşıya olduğumuz bir dönemde, Struma gemisi olayı hala çok sayıda tartışmaya yol açabilmektedir.

Yorum yapın

takipçi satın al