Çizgi Film Gerçek Sonları

Çizgi filmler, hayatımızın birçok anında bizi eğlendiren ve mutlu eden bir parça oldu. Ancak, birçok çizgi film karakterinin gerçek sonları hakkında gerçekler çok az bilinmektedir. Bu yazıda, çocukluk dönemimizde izlediğimiz çizgi filmlerin gerçek sonlarına dair bilinmeyen gerçekler ortaya çıkacak. Lola Bunny’in hikayesi, Tom ve Jerry’nin sonu, Bugs Bunny’nin gerçek öyküsü gibi birçok karakterin sonu hakkında ilginç teoriler öğreneceksiniz. Ayrıca, şaşırtıcı ve patlama etkisi yaratan bilgilerin yanı sıra, Coyote’un gerçek hayatta hayatta kalma olasılığı, Plankton’un dünyanın en büyük hamburgerini yaparsa neler olacağı hakkında da bilgi edineceksiniz.

Lola Bunny’nin Hikayesi

Lola Bunny, Space Jam filminden sonra Looney Tunes ekibinde aktif kalmaya devam etti. Ancak 2005’te yayınlanan “Looney Tunes: Back in Action” filminde yer almadı ve yerine yeni bir karakter olan Kate Houghton (Jenna Elfman) kullanıldı. Lola, daha sonra 2011 yapımı “The Looney Tunes Show” animasyon dizisinde geri döndü. Burada Bugs Bunny’nin sevgilisi ve en yakın arkadaşı olarak tasvir edildi. Aynı zamanda fabrika işçisi olarak da çalışan Lola, dizi boyunca birçok macera yaşadı.

Tom ve Jerry’nin Sonu

Tom ve Jerry, dünya genelinde hala sevilen bir çizgi film klasikleridir. Ancak, eğer gerçek hayatta olsalardı ne olurdu? İlginç bir teoriye göre, Tom ve Jerry ölümden sonra tekrar birleşebilirlerdi. Bu teoriye göre, bir fan varsayımsal bir hikaye yarattı. Jerry, Tom’a her zamanki gibi bir çizme ile saldırdı, ama bu sefer başarılı oldu ve Tom öldü. Ancak, Jerry suçluluk hissetti ve hayatı boyunca Tom için üzgün oldu. Jerry, daha sonra Jerry’nin Anahtarları adlı bölümde Tom’u görmezden geldi ve böylece Tom, Jerry’nin hayalinde bir kişiliğe dönüştü. Bu teori belki de hayranları için biraz üzücü olsa da, Tom ve Jerry’nin sonsuza kadar birbirlerinin hayatlarında olacakları düşüncesi de oldukça sevindirici.

Coyote’un Sonu

Coyote ve Road Runner, Looney Tunes adlı çizgi filmin klasik karakterleridir. Coyote, Road Runner’ı yakalamaya çalışır, ancak her seferinde başarısız olur. Eğer gerçek hayatta olsalardı, Coyote’nin sonunun ne olacağı merak edilir. Çünkü, güvercinler ve diğer av kuşları bile Road Runner’ı yakalamakta zorlanıyorlar.

Eğer Road Runner ve Coyote gerçek hayatta olsalardı, muhtemelen Road Runner uçarak kaçar, Coyote ise onu takip etmek için yapabileceği her şeyi deneyebilirdi. Ancak, bu uğraşları sonuçsuz kalsa da Coyote, yine de avının peşini bırakmazdı. Tabii ki, bu durum gerçek hayatta yaşansa Coyote’nin başına çeşitli tehlikeler gelebilirdi, örneğin kuyruklu yılanlar, çalı çırpılar veya denizlerde yolculuk sırasında yaşanan fırtınalar.

  • Gerçek hayatta Road Runner ve Coyote’nin maceraları oldukça farklı olurdu.
  • Coyote, hayatta kalmak için avlanamaz ve gerekli olan diğer becerileri öğrenemezdi.
  • Aynı zamanda, gerçek hayatta Road Runner gibi koşabilen çok az hayvan vardır.

Coyote’un En Acımasız Ölümü

Coyote çizgi filmlerinde birçok defa öldü. Ancak en acımasızı, 9. sezonun 16. bölümünde gerçekleşti. Coyote, Road Runner’ın peşinden yine koşarken duran bir prangaya çarptı. Ardından pranganın ucuna takıldı ve onu yukarı çeken bir ağır ağırlıkla taşına bağlandı. Bunu fark eden Coyote, taşı çekiçle kırmayı denese de başarısız oldu ve taş onu ezdi. Bu ölüm, çocuklarda üzüntü ve endişe yarattığı için sonraki bölümlerde daha az şiddet içerikli senaryolar yazılmaya başlandı. Coyote ve Road Runner’ın maceraları günümüzde de çocukların ilgiyle izlediği çizgi filmler arasında yerini koruyor.

Coyote’un Gerçek Yaşamda Hayatta Kalması

Coyote, gerçek hayatta da birçok hayvan gibi hayatta kalabilir. Ancak, Road Runner gibi hızlı koşamaz. Bu nedenle, beslenmesi için avlanma konusunda zorluklarla karşılaşabilir. Yine de, doğal ortamlarında yaşayan coyote’lar genellikle kemirgenler, tavşanlar, sincaplar, kuşlar ve meyvelerle beslenirler.

Eğer Coyote, gerçek hayatta öldürücü bir yaralanma almadan hayatta kalırsa, hayvanın avlanma becerileri konusunda uzmanlaşması gerekebilir. Ayrıca habitatını da öğrenmeli ve avlarının mevsimsel davranışlarını takip etmeli. Ancak, animasyon dünyasında olduğu gibi, Coyote gerçek hayatta da pek başarılı olamayabilir.

Belki de bir gün, Coyote gerçek hayatta başarılı bir avcı olacak ve Road Runner gibi hızlı koşabilecek. Bu ancak bir teori olarak kalabilir, ancak Coyote’un hayatta kalabileceği gerçeği, gerçek hayatın doğal etkileşimlerinde mevcuttur.

Tweety Kuşu’nun Gerçek Hikayesi

Tweety Kuşu; Bugs Bunny ve çetelesi Granny’nin evinde yaşayan sarı tüylü sevimli kuştur. Pek de masum olmayan geçmişi ile Tweety, ilk kez 1942 yılında “A Tale of Two Kitties” adlı bir çizgi filmde görüldü. Beyaz bir kuş olan Tweety, önceleri pembe bir tüy rengine sahipti fakat zamanla günümüzdeki sarı renge büründü. İlginç bir şekilde Tweety’nin erkek ya da dişi olup olmadığı asla açıklanmadı.

  • Tweety, başta bir kedi avcısı değildi. İlk başta sadece bir evcil kuştu.
  • Granny, Tweety için kilitli bir kafes yapmıştı. Bu, onu koruma amacıyla yapılmış bir tedbirdir.
  • Aslında Tweety’nin yüzü, Warner Bros stüdyosundaki çalışan bir kadın olan Treg Brown’un yüzüne benziyordu.

Birçok kişi Tweety’nin çizgili binliğinin, uçan fare Mickey Mouse’un popülerliğinin ardından geldiğini düşünür. Bu yüzden Tweety’nin çizgili elbiseleri de Mickey Mouse’un sarı pantolonu ve kırmızı ceketiyle benzerdi. Fakat Tweety’nin çizgili elbiseleri daha sonra kayboldu ve sadece sarı bir tüy rengine sahip oldu.

Spongebob’un Sonu

Spongebob, yıllardır izleyenleri eğlendiren bir çizgi film karakteri olarak bilinir. Ancak, son zamanlarda yapımcılar Spongebob’un müzik sevgisine daha fazla vurgu yapmaya başladılar. Öyle ki, bir bölümde Spongebob ve arkadaşları bir gece kulübünde düzenlenen bir rock konserine bile gidiyorlar.

Bu durum bazı izleyicilerde şüphe uyandırdı ve “Spongebob metalhead olacak mı?” sorusunu sordular. Ancak, henüz resmi bir açıklama yapılmış değil. Yine de, Spongebob’un müzik sevgisine daha çok yer verilmesi, karakterinin değişebileceği fikrini akıllara getiriyor. Belki de ilerleyen zamanlarda, Spongebob’un heavy metal müziğe olan sevgisi daha da öne çıkacak ve bizler de o konserde onu headbang yaparken izleyeceğiz.

Patrick’in Geleceği

Patrick, Spongebob Squarepants çizgi filmindeki en sevilen karakterlerden biridir ve hayranları, gelecekte ne olacağı hakkında merak içerisindedir.

Çizgi filmin yapımcıları tarafından verilen son haberlere göre, Patrick, Spongebob’un en yakın arkadaşı olarak çizgi filmin yeni bölümlerinde de yer alacak ve maceralarına devam edecek.

Fakat, gelecekte Patrick’in karakterinin nasıl evrimleşeceği veya değişeceği konusu hala belirsizdir.

Belki de Patrick, Spongebob ile birlikte daha büyük maceralar yaşayacak veya kendine özel bir yol çizerek farklı bir yön alacak.

Hayranları, Patrick’in geleceği ile ilgili tahminlerini yapıp, heyecanlı bir şekilde takip etmeye devam edecekler.

Plankton’un Sonu

Plankton, Spongebob Squarepants çizgi filmindeki kötü karakter olarak bilinir. Kendisi, Krusty Krab restoranının ünlü hamburgeri olan Krabby Patty’yi çalmak için sürekli çaba gösterir. Ancak, Plankton’un planları genellikle başarısız olur. Peki ya Plankton, dünyanın en büyük hamburgerini yaparsa neler olurdu?

Bir tablo oluşturarak, dünyanın en büyük hamburgerinin malzemelerini sıralayabiliriz:

Hamburger Malzemeleri
1 ton kıyma
1 ton ekmek
1 ton peynir
1 ton turşu
1 ton soğan
1 ton domates
1 ton marul
1 ton sos

Bu dev hamburgerin pişirilmesi için de özel bir fırına ihtiyaç duyulurdu. Ve sonuç olarak, Plankton bu devasa hamburgeri yapma girişiminde başarılı olsa bile, onu yedirmek için de çok sayıda insan gerekir.

Belki de, bu dev hamburgerin yapılması için Plankton’un işbirliği yapması gereken bir grup hamburgerci vardır. Yani, belki de Krusty Krab, Plankton’un fikrine karşı koymak yerine onunla işbirliği yaparak tarihin en büyük hamburgerini yapabilir.

Sonuç olarak, her ne kadar Plankton’un dünyanın en büyük hamburgerini yapma girişimi başarısız olsa da, bu konu hakkında olan hayalgücümüz bizi daha büyük şeyleri yapmaya teşvik ediyor.

Bugs Bunny’nin Gerçek Öyküsü

Bugs Bunny, Amerikan animasyon tarihinde en önemli karakterlerden biridir. İlk olarak 1938 yılında “Porky’s Hare Hunt” adlı bir kısa filmde oynadı. Bu filmdeki Bugs Bunny karakteri, daha sonraki filmlerdeki karakterinden oldukça farklıydı. İlk başta pek sevilmedi, ancak hızla popüler oldu. İlk filmin ardından, Bugs Bunny, Warner Bros. stüdyosunun en popüler karakteri haline geldi ve animasyon dünyasında efsane oldu.

Bugs Bunny’nin karakteri, o dönemde popüler olan “wise guy” kişiliklerinden esinlenilmiştir, yani tam bir laf cambazıdır. Bugs Bunny, rakiplerine karşı hep bir adım önde olan zeki bir tavşandır. Orijinal hikayeleri daha çok sadece kısa çizgi filmlerde anlatılırken, animasyonun kendisi oldukça popüler olmuştur.

Bugs Bunny, siyah ve beyaz uzun kulağı, turuncu saçı veyahut dalgalı ceketi gibi özellikleri ile hatırlanır. Onun en tanınmış özellikleri ise havuç yerken yaptığı hareketlerdir. Yüzünü ve pelerinini kaşımak, koklamak, koklayıp yemedikten sonra çöpe atmak, pelerinini kullanarak elini/fırçasını temizlemek/silkmek gibi gibi mizahi hareketleridir. Bugs Bunny, şimdiye kadar birçok animasyon filmi, televizyon şovu ve reklamda boy gösterdi.

Bugs Bunny ile Zaman Yolculuğu

Bugs Bunny’nin zaman yolculuğu yapması durumunda yaşayabileceği maceralar oldukça ilginç olabilir. Öncelikle belki de tarihin en önemli dönemlerine seyahat edebilir. Antik Yunan’a giderek tanrı ve tanrıçalarla, Roma İmparatorluğu döneminde gladyatörlerle ve Colosseum’da büyük müsabakalarla karşılaşabilir ya da Orta Çağ’ın şövalyeleri ve ejderhaları ile savaşabilir.

Bir diğer seçenek ise farklı zaman dilimlerinin günlük hayatına seyahat etmek olabilir. Örneğin, 1920’lerde caz müziği eşliğinde ABD’nin sokaklarında dolaşabilir ya da 1960’larda dünyayı sarsan Beatles’in sahne performanslarını izleyebilir.

Bunun yanı sıra, Bugs Bunny’nin yolculuğu sırasında farklı ülkeleri keşfe çıkması da mümkündür. Mesela, Mısır piramitlerinde ilginç maceralar yaşayabilir ya da Çin Seddi’nde dolaşabilir.

Kısacası, Bugs Bunny zaman yolculuğu yaparsa, tarih, kültür ve macera dolu bir serüven onu bekler.

Bugs Bunny’nin En İyi Arkadaşı

Bugs Bunny’nin en iyi arkadaşı, Elmer Fudd’dır. İlk kez 1940 yılında karşımıza çıkan karakter, dizilerde Bugs’un en sık karşılaştığı karakterlerden biri haline gelmiştir. Elmer Fudd ormanın avcılarından biri olarak tasvir edilir ve sürekli olarak Bugs Bunny’yi avlamaya çalışır. Ancak, sıklıkla başarısız olur ve kendisi yerine genellikle masum bir hayvana zarar verir. İkili arasında geçen mücadeleler, çizgi film tarihinde ikonik sahneler arasındadır. Elmur Fudd, Bugs Bunny ile olan ilişkisiyle birlikte, çizgi film tarihinde önemli bir yere sahiptir.

Yorum yapın